01 Aralık 2020, 13:09 tarihinde eklendi

Haftanın Kitapları; Kitap Vitrini

Haftanın Kitapları; Kitap Vitrini

SanatEki bu hafta sizler için son günlerde çıkmış ve yeni çıkan kitaplar arasından derleme yaptı. Keyifli okumalar dileriz.

Metastaz 2 Cendere - Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan

“Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar?”

Franz Kafka

CHP’li Belediye Başkanları İmamoğlu ve Çerçioğlu için yapılan ahlaksız teklifin arkasında hangi AKP’li Bakan vardı?
Pelikancılar AKP içinde hangi operasyonları yaptı ve kimleri fişledi?
Yargının arka odalarında hangi ses kayıtları dolaşıyor?
Holding patronu cinayetinin üstü hangi yollarla kapatılmak istendi?
Hakimler ve savcılar gizlenen skandalları ilk kez nasıl anlattı?
Adliyeye getirilen ve içinde 260 bin dolar olan çantanın sırrı neydi?
Nurcular devlet içinde nasıl bir ağ kurdu?
Yargıdaki Pelikan-Hakyol mücadelesinin perde arkasında ne vardı?
FETÖ borsasının belgesinde neler yazıyordu?
AKP’li bakanlar arasındaki kavganın bilinmeyen nedeni ne?
Diyanet’in gizli tarikatlar raporu nasıl sızdı?
Öldürülen AKP yöneticisinin eşi sessizliğini bozup neler anlattı?
15 Temmuz raporu aslında neden basılmadı?
Kartal İmam Hatip mezunu olmak devlette hangi kapıları açıyor?
Erdoğan’ın yakınını hayata döndüren ismin başına neler geldi?

Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan, devlette yaratılan çürümeyi ve herkesin hissettiği cendereyi belgeliyor. “Metastaz 2: CENDERE” çarpıcı bir gazetecilik araştırması olarak tarihe geçecek.

(Tanıtım Bülteninden)

 

Hikyesini Arayan Gelecek - Bekir Ağırdır

Covid-19 öncesinde başlayan, ancak şimdi varlığını kuvvetle hissettiren bir çağ değişiminin ortasındayız. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve azalan doğal kaynaklarla yerkürenin ritmi değişti. Bilgi devrimine giden yolda bildik hiyerarşik modeller çöktü, yepyeni iletişim biçimleri ve anonimleşen bilgi gündelik hayatı değiştirdi. Büyük göç dalgaları ve metropolleşmeyle insan hareketlerinin ritmi değişti. Belirsizlik ve karmaşıklık esaslı yeni bir çağın eşiğindeyiz...

Dünya nereye gidiyor?

Türkiye tüm bu dönüşümün neresinde?

Geleceğe dair senaryoların çoğu distopik bir hikâye anlatırken, henüz hikâyesini bilmediğimiz geleceğin ütopyasını nasıl yazar, nasıl hayata geçirebiliriz?

Bekir Ağırdır büyük birikimi ve KONDA araştırmalarının önemli verileriyle yola çıkarak yaşadığımız çağ, dünya ve Türkiye’yle ilgili sağlam değerlendirmelerde bulunuyor…

(Tanıtım Bülteninden)

 

Eflatun Kuşağın Peşinde - Fergün Atalay

Geçmişten gözünü kaçırma, unutmak kaybetmektir.

İnsan 30 yıl boyunca saatleri, günleri sayar mı? Dicle saydı. Diyarbakır Cezaevi felaketinin geride kalanlarından biriydi. Unutmamak için 262 bin 980 saat, 10 bin 957 gün saydı. Adalet ararken muhatap bulamadı. En sonunda eflatun elbise kuşağını cebine koyup hesaplaşmaya gitti… İçinden taşan sese kulak verdi: Geçmişten gözünü kaçırma, unutmak kaybetmektir.

“Ben Dicle Emekçioğlu. Hatırladın mı?”
“Seni hayatımda ilk kez görüyorum. Kimsin sen?
Ne istiyorsun benden?” Gözlerinin içine içine bakıp, “Bu kez soruları ben soracağım” dedim. Cebimden kuşağı çıkardım. Eflatun, beyaz benekli, artık  siyaha dönmüş kan lekeleri olan elbise kuşağını...
Bağırmaya başladım. “Ben seni bütün çocukluğum boyunca Allah sandım! Kâbuslarımda hep senden korktum! Sen bizim eve gelene kadar üç kişilik mutlu bir aileydik. Ben şimdi ‘bir’ bile değilim!
‘Bir’ bile değil, anladın mı! Çocuktum, çocuk! Pişman ol hiç değilse, ne olur hiç değilse pişman ol!”
“Ne demek istiyorsun? Ben seni tanımam etmem.” Gözlerimi ayırmadan birkaç saniye baktım ona. Merakla karışık endişeyle bekliyordu ne söyleyeceğimi. “Bu, beni ilk görüşün değil Oğuzhan Bey!"

(Tanıtım Bülteninden)

 

Elli Yaşa Buruk Günce '48, '49 - Enver Aysever

"Uzun zamandan sonra İstiklal Caddesi'nde yürüdüm. Yağmur fena yağıyor, rüzgâr sert eşlik ediyordu. Önce Pandora'ya uğradım. Endişeliydim doğrusu, "ilk gençliğimin kitapçısı yerinde mi?" diye kaygılıydım. Biraz söyleştik. Öteden beri mekâna sahip çıkan okurlar ayakta tutuyormuş kitapçıyı. Hemen yan sokağa daldım telaşla, Simurg çoktan kayboldu gitti, meyhanemiz de kepengi indirmiş. Tanıdık kimseler kalmamış... Engin Yörükopğlu'nun "Jazz Stop"ına dek yürüyemedim. Yüreğim o kadarını kaldırmaz."
 
Elli Yaşa Buruk Günce 48, Enver Aysever'in günce/deneme türündeki beş kitaplık serisinin üçüncü kitabı. Yazar bu kitapta, serinin diğer kitaplarında olduğu gibi siyasal gündemi, medyayı, günlük hayatın içinde akan zamanı yorumluyor. Ağırlıklı olarak okumak ve yazmak üzerine düşünceleriyle geçirdiği 48 yaşını, samimiyetle ve tüm ayrıntılarıyla okurlarına anlatıyor."

"Elli yaşa giderken “Merdiven Günce” diyeceğim, beş ciltlik notlar tutuyorum, utanmadan bir de yayınlıyorum. Yaşadığımı belgelemek için ilkin kendi tanıklığına gereksinim duyar insan. Birinin belleğine bırakılmayacak kadar ciddi iştir bir yanıyla yaşamak, ötesi, göz açıp kapamak kadar sırada. Tercih yapmam gerekir mi ki?" 

Elli Yaşa Buruk Günce '48 (Tanıtım Bülteninden)

"Elli yaşa giderken “Merdiven Günce” diyeceğim, beş ciltlik notlar tutuyorum, utanmadan bir de yayınlıyorum. Yaşadığımı belgelemek için ilkin kendi tanıklığına gereksinim duyar insan. Birinin belleğine bırakılmayacak kadar ciddi iştir bir yanıyla yaşamak, ötesi, göz açıp kapamak kadar sırada. Tercih yapmam gerekir mi ki?"
 
Yazar Enver Aysever'in beş ciltlik günce/deneme türü kitap serisinin dördüncü kitabı Elli Yaşa Buruk Günce '49'. Bu kitapta, serinin diğer kitaplarından farklı olarak salgın dönemine tanıklık ediyoruz. Aysever salgında neler olduğunu, yazarın yeni bir yapıt ortaya çıkarmadan önce yaşadıklarını, toplumsal ve siyasal sorunların yazarın düşünce dünyasındaki etkilerini okurla samimi olarak paylaşıyor. Ve 49 yaş boyunca Türk ve dünya edebiyatından okuduğu kitapları ve bu kitaplarla ilgili fikirlerini aktarıyor.

Elli Yaşa Buruk Günce '49 (Tanıtım Bülteninden)

 

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *