21 Aralık 2020, 16:10 tarihinde eklendi

Haftanın Kitaplarını SanatEki Seçti

Haftanın Kitaplarını SanatEki Seçti

SanatEki yine bu hafta sizler için, yeni çıkan ve vitrindeki göze çarpan kitaplar arasından derleme yaptı. Keyifli okumalar dileriz.

 

Hey Vapurlar Trenler - Bütün Öyküleri 3

Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden Oktay Akbal'ın bütün öyküleri...

Hey Vapurlar Trenler adını verdiğimiz üçüncü ciltte Oktay Akbal'ın 1981-2014 arasında yayımladığı beş öykü kitabı yer alıyor: Hey Vapurlar Trenler, Lunapark, Ey Gece Kapını Üstüme Kapat, Hücrede Karmen, Selimiye Bir Yokuştur.

Oktay Akbal olgunluk dönemi öykülerinde hızla dönüşmekte olan İstanbul'u, yeni yaşam biçimlerini anlatıyor. 21. yüzyılın eşiğinde her şeyin değiştiği şehirde dolaşıyor, gördüklerini geçmişle karşılaştırıyor; geçmiş zaman eşyalarına, çocukluğuna ve gençliğine duyduğu özlemi dile getiriyor. Şehrin gündelik yaşamı içinde koşturan, bekleyen, duran insanlara yakından bakıyor ve onların iç dünyalarına mercek tutuyor.

Fethi Naci'nin söylediği gibi Sait Faik'le birlikte İstanbul'u en iyi tanıyan öykücü olan Oktay Akbal, öykülerinde çağına tanıklık ederek okuru uzun soluklu bir yolculuğa çıkarıyor. Usta bir öykücüden hayata ve insana dair öyküler...

(Tanıtım Bülteninden)

 

Meleklerin Uğramadığı Yer - E. M. Forster

Meleklerin Uğramadığı Yer, her şeyden önce, bizlere ciddi bir çağrıda bulunan toplumsal bir komedidir; bizi ne tür risklerle karşı karşıya olursak olalım hayata müdahil olmaya davet eden, hayata seyirci kalmaktan daha kötü, daha tehlikeli hiçbir şey olamayacağını hatırlatan bir komedi.

- Frank Maloney

Yaşadığı çağı en iyi yansıtan, yorumlayan yazarlardan biri olarak kabul edilen Edward Morgan Forster Meleklerin Uğramadığı Yer'de bu kez de eleştiri oklarını kendi ülkesine, ait olduğu İngiliz toplumuna yöneltiyor... Kocasının vefatının ardından İtalya'da bir dişçinin tembel ama yakışıklı oğluna gönlünü kaptıran Lilia, bu seçimiyle İngiliz "asil"leri ile İtalyan "köylü"leri arasında büyük bir sorun yaratır. Bu tuhaf ilişki zaman içerisinde bir sınıfsal çelişki olmayı aşar ve Kuzey ile Güney'in kültürel çatışmasına dönüşür adeta. Forster, Hindistan'a Bir Geçit'te ele aldığı sömüren/sömürülen, Hint/İngiliz ayrımını bu kez İtalyan/İngiliz ve soylu/köylü ayrımı biçiminde Avrupa'nın güneyine, Rönesans'ın merkezine taşıyarak yeniden kurguluyor. Ancak bir çözüm değil Forster'ın aradığı; amacı sadece, edebiyat aracılığıyla çağına ayna tutabilmek.

Çev: Armağan İlkin

(Tanıtım Bülteninden)

 

Küçük G, Bir Yaz Masalı - Patricia Highsmith

Hafta sonlarında burası Küçük g olarak bilinirdi, ama sabahın dokuz buçuğunda geçerli değildi bu isim. Zürih’in gezilecek yerlerini sıralayan turist rehberlerinden birinde böyle sınıflandırılmıştı Jakob’un yeri: “Küçük g”, müşterilerin bir kısmı eşcinseldir, ama başkalarına da açıktır anlamında.

Zürih mahallelerinden birinde, şehrin aykırı insanlarının bir araya geldiği bir mekândır Küçük g. Toplumun her kesiminden, farklı farklı cinsel yönelimlere sahip müşterilerinin hayatları, yirmi yaşındaki eşcinsel Peter Ritter’in sinema çıkışında öldürülmesiyle kesişir: Petey’ye âşık olan grafiker Rickie, terzi çırağı Luisa ve eşcinsellerden hiç hazzetmeyen ustası Renate. Hepsinin yolu Jakob’un mekânına düşer.

Son romanında Highsmith edebiyatının perdelerini ardına kadar açarak mesleğine vurucu bir nokta koyuyor. Arzunun, kıskançlığın, cinselliğin ve ölümün birbirine karıştığı Küçük g, bir yaz gecesi rüyası, modern bir peri masalı.

(Tanıtım Bülteninden)

 

Herkesin Bir Hikayesi Vardır! - İrfan Saruhan

2020 Everest İlk Roman Ödülü’nü kazanan Herkesin Bir Hikâyesi Vardır! adlı romanda olaylar 1980 yılı mayıs ayının üç gününde geçmesine karşın 80’li yılların panoraması tüm siyah beyaz renkleriyle ve karmaşasıyla gözler önüne seriliyor.

İrfan Saruhan, İstanbul genelevi ile Sinop Kapalı Cezaevi’nde özgürlükleri kısıtlanmış insanları dönüşümlü olarak anlatırken onların hikâyelerini de bir kesişme noktasına doğru, her adımda tempoyu artırarak yaklaştırıyor. Ustalıkla kurgulanmış karakterlerin son derece canlı ve doğal çizildiği romanda Güzelce ve Artiz'in zor aşkına, Şükrü Efendi ile Bilal'in baba-oğul ilişkisine, Ali'nin, Binnaz'ın ve Hamza'nın birbirinden çetin hayatlarına şahit olacaksınız.

Herkesin Bir Hikâyesi Vardır! tamamlanamayacağı bilinen bir yapbozun, acıyan bir ülkenin gerçeği.

(Tanıtım Bülteninden)

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *