26 Eylül 2020, 11:47 tarihinde eklendi

Salgının Ortasında Kalan Bağımsız Sanatçılar

Salgının Ortasında Kalan Bağımsız Sanatçılar

İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl ve bu yüzyılda tüm dünyanın eve kapanması, insanlığın zihinsel ve fiziksel çöküntüsü haline gelmiştir. Bazı gereksiz etkinlikler online üzerinde gerçekleştirilip yeterince sıkıcı olan durumu dayanılmaz hale getirmiştir. Farklı branşlardaki tıp hekimlerinin bile çaresiz olduğu bir durumda yapılması, ruhsal olarak yardım edilmesi gereken insanlık adına tek şey sadece yaratıcı düşüncelerdir.

Yaratıcı düşünceler de, sanatçı ruhlu insanlarda bulunan mucizevi duygusal zekaya sahip olan bireylerdir. Dünyadaki bütün hekimlerin vermiş olduğu corona mücadelesine minnettarız. Lakin kaç kişi bu minnettarlığı görüyor? Evet, görenler var; bir çift gözle teşekkür edip geçenler. Ben böyle bir durumu kabul etmiyorum. Kuru teşekkürün kimseye faydası olamaz, olmuyor da. Günümüzde instagram, facebook gibi dijital ortamlarda takipçi sayısı fazla olan herkes sanatçı, herkes her şeye bir muhalif, insanların aradığı farklı bakış açıları ile olaya yaklaşması yerine, hep olumsuz yıkıcı eleştiriler...

Kısaca kuru kalabalık kuru edebiyat. Lakin bazı sanatçılar vardır ki bizleri yaratıcılığıyla öyle bir yere götürmüştür ki, iki farklı disiplinin ortada buluştuğu orada kaybolmamanın elde olmadığı bir çift gözle değil, yaptıklarıyla bize teşekkür eden bağımsız sanatçı Fatih BALCI' dan söz edeceğim. Sanat eğitimcisi olan, yaptığı işlerle bağımsızlığını ilan eden, aynı zamanda doçent ünvanının yanında sanatçı hitap edilmesini hak ettiğini de düşündüğüm, yaptığı performanslarla ilgili sanatçı ve izleyici arasındaki bağı ortaya döken, ve bu bağa canlı şahit olanlardan biriyim.

Diyebilirim ki, anlık yaşamı hayata koyarak bir tür çalışma sergilemiştir. Bu performans Fatih BALCI' nın en büyük gösterimi olmuştur. Heyecan verici yalnızlığımıza bir nevi ses getirmiştir. Bu ses çocukluğumuzda yaşamış olduğumuz yaramaz ama akıllı bir çocuğun sesi gibi. Kendi kendini çözümleyen aradıklarına cevap veren bir çift gözün en büyük biraderleriydi '' Biggest Brother ''.

FATİH BALCI’NIN EN BÜYÜK BİRADER GÖSTERİMİ

-KENDİ KENDİNİ ÇÖZÜMLETEN BİR GÖSTERİM-

Dünyayı güzellik kurtaracak!” felsefesini yansıtan bir çalışma ve aşamaları kesintisiz yayın yapılmış ve farklı formlar idealler ortaya koyulan bir çalışma. İzleyicisi Şerife YALCINKAYA'nın bu çalışması için ona hitaben kullandığı deyimlerde “Dilini esirge benden / Mahremimde artık söz’ün” Artık onun sanattaki sözü benim mahremimdeydi. Bu performans da doğası gereği onun mahremini genel kitleye açma cesaretiydi. Rollo MAY’ in dediği gibi sanat için gerekli olan “yaratma cesareti”ydi bu. Nitekim sayın Fatih Bey’in, bu çalışmasında o cesareti yakaladığını düşünüyorum.

Sıradan ressamlar gibi değil realist çalışmalar pek anlam ifade etmiyor benim için. Neden mi? Çünkü realist çalışan bir çok sanatçı olayı görür, tasvir eder ama sürrealist ve kavramsal sanatçılar geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman dilimini akıl denen uzuvla yoğurur. Bu sanat performansıyla ilgili Sayın fatih BALCI' ya merak ettiğim iki soruyla açıklık getirmesinin daha uygun olacağını düşündüm.

Dijital dünyada var olmayı” çalışan sanatçılar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Günümüz sanatçısı için en temel problemlerden biri görünürlüktür. İnternet öncesi bu görünürlük sorunu çok daha zor bir işti. İnternet merkezden ve onun ilişkilerinden uzak sanatçılar için yeni fırsat alanı açtı. Konvansiyonel medya dergi gazete yerine internet çok daha geniş bir ulaşılabilirlik sağladı. Bugün sanatçılar internette yer almadan var olamazlar. Hatta bugün internette var olmak gerçek hayatta var olmaktan daha önemlidir.

İkinci soruma gelince de açıkçası yapmış olduğu bu '' Big brother'' çalışmasını bu pandemi sürecinde insanlar hem gözlemci hem de gözlenebilen denetler oluşturmuşlardır. Bu denetlerde gelecek adına ön gördüğü çalışma olasılığı ne olabilir ? Bundan sonraki süreçte.

İnternet yepyeni olanak ve fırsatlar tanırken aynı zamanda kontrol ve denetleme imkanlarını da genişletmiştir. Bugün insan ve toplum internet üzerinden denetlenebilir ve kontrol edilebilir. Herkes gözlemci ve herkes gözlem nesnesine dönüşmüştür. Bu öngörülemeyen bir dizi sonuca yol açacaktır. Sanatçı tüm bunları teorik olarak farkındalığı için de hareket eden biri olarak. Bu dalga içinde kaybolmak ve var olmak çizgisinde var olacak. Sanatçı bu bariyeri ve sakıncaları yaratıcılığı ile aşabilme kapasitesini içinde taşır. Ama teknolojiyi kontrol edenler tam tersi istikamette kullanmak isteyeceklerdir. hikayenin sonunu bu teknolojiyi nasıl kullandığımız ile belli olacaktır.

Ben kendimi gözlenen bir nesne olarak öne attığımda bu ilişkinin nereye gideceğini görmek istedim. Deneysel bir çalışmaydı, sürekli gözlemlenmek davranışlarınızı etkileyebilir. Çekingen, teşhirci, yapay bir çok sonuç çıkabilir. Ben samimiyet ve yaratıcılıkla olumlu sonuçlar ve bir sinerji yaratmaya, yeni iletişimler kurmaya, iletişimi uzaktan yakına çekmeyi denedim. Yer yer başardım. Ama internetten sıcak ve yakın bir iletişim kurmak halen çok zor olduğunu da gördüm...

Doç. Dr. Fatih Balcı hocamıza corona günlerinde bizi deneysel çalışmalarıyla canlı performanslarıyla tıp hekimlerine desteğinden dolayı teşekkür ederiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün bilime ve sanata verdiği önemi vurgulayarak bitirmek isterim. '' Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkılaplarda başarıya ulaşmak demektir. ... Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.'' Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için en hakiki yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *