04 Ağustos 2020, 12:06 tarihinde eklendi

Turgut Uyar'ın Bilinmeyen Yönleri

Turgut Uyar'ın Bilinmeyen Yönleri

İlk Utancı

Kendisi anlatıyor; İlk utancımı, ilk ölümcül utancımı anımsıyorum. Veresiye alış-veriş ettiğimiz bakkalın sattığı zeytin, kötü bir zeytindi. Annem on beş kuruş verdi bana.Daha iyi mal satan bakkal Jak’tan yüz dirhem zeytin almamı söyledi. Ben veresiye yaptığımız bakkaldan aldım zeytini ve on beş kuruşu cebime attım. Nasıl ortaya çıktı bu yaptığım? Hatırlamıyorum. Ölesiye utanmıştım. Cezalandırılmadım bu yüzden. Ama uzun süre herkese kaçamak bakarak, ezik dolaştım evin içinde.

 

Turgut Uyar ile Kemal Tahir

 

Sinemada kimleri severdi?
Tomris Uyar anlatıyor; Benim sevmediğim herkesi… Sinemada Gary Cooper’ı çok severdi. O tipleri severdi, hoş adamları, güvenilir erkek tiplerini. Ben mesela Peter O’ Tode’u beğendiğim için çok kızmıştı. Oysa benim Marilyn Moonroe'ya itirazım yok.

 

Kitap okurken kullandığı yöntem
Her kitabın bir künyesini tutardı. Onun içine kendi fikirlerini,dikkatini çeken şeyleri not ederdi.
Bunları, okuduğu kitabı kirletmemek için yapardı.

 

Poker Ustası
Anadolu’da subaylığı sırasında, yapacak başka birşey, gidecek fazla yer olmamasından mütevellit, son derece iyi kumar oynadığı özellikle pokerde çok iyi olduğu, arkadaş çevrelerince dile getirilmiştir.


Turgut Uyar'ın SEKA memur kimlik kartı, 1963 yılından.

 

Deniz- Sahil- Boğaz
Denizi pek sevmezdi Turgut Uyar. Daha çok dağ, bozkır sever. Tomris Uyar; ‘’ Deniz kıyısına,
sahile indiğimizde, ters oturur masaya, sırtını denize döner’’ der.

 

En Sevdiği Şarkı

Oğlu Hayri T. Uyar anlatıyor; Gün içinde daha çok radyo açık olurdu. O yıllarda TRT dışında bir yayıncı yoktu zaten, çoğunlukla TRT-3 dinlenirdi. Bir dönem çok Ayten Alpman ve Tanju Okan dinlendiği aklımda kalmış. Yemekli buluşmalarda çoğu zaman standart Türk müziği içki masası şarkıları olurdu diye hatırlıyorum. Arasıra vals ya da latin dansları gibi dans müzikleriyle dans edildiğini de hatırlıyorum. Annemin ilgisi daha genişti, Holiday, Sinatra, Beatles severdi. Ablam babamın “La vie en rose” şarkısını özellikle sevdiğini hatırlıyor. Ben de Glenn Miller müzikleri sevdiğini hatırladım.

 

Sık gittiği mekanlar
Krepen Pasajı, Yakup ,Edip Cansever Bebek semtinde olduğu halde evine pek gidilmezdi. Bebek otelinde buluşulurdu.

 

59 yıl önce bir röportajından
15.02.1960 ,

Resam Fahir Aksoy soruyor;
F.A: Son yıllardaki şair, şiir bolluğuna rağmen aydınların ilgisi pek göze çarpmıyor bu alanda. Niye Acaba?
T.U: Hangi aydınların?
F.A: Şiire ilgi yok diyoruz ama kitapları onbinlerce satan şairlerimiz de var. Demek genel olarak bir şiir gereksinmesini yadsıyamayız. Gerçek bir şairin bu gereksinme karşısında tutumu ne olmalı sizce?
T. U: Demek ki bir takım aydınların şiirle ilgileri var. Sonra şiirle ilgilenmeyi neden ille aydınlardan bekliyorsunuz? Hem aydın ne kuzum? Bırakın aydınları. Şiiri hiçbir ülkede aydınların ilgisi kurtarmamıştır. Daha doğrusu yürütmemişti Yunus’u bugüne kadar aydınlar mı getirdi? Gereksinilen şiirle, yazılan şiir her zaman birbirini tutmaz ki. Şairin iyisi bu gereksinmeyi ve bunun yönünü sezen kişidir. Gerçek şairin bu durum karşısındaki tutumuna gelince; ben nereden bileyim, gerçek bir şairin bileceği şeyi.


 

 

İmza Gününde Hayal Kırıklığı

Can Yayınları, 1984 yılında Turgut Uyar'ın bütün şiirlerini Büyük Saat adıyla bir kitapta toplamıştı. Şair için de imza günü düzenlenmişti. Fakat sadece dokuz kişi katılmıştı. Yayıncı Erdal Öz, votka limon içen Turgut Uyar'ın çok sıkıldığını ve üzüldüğünü farketmişti. Kitabevinden personelleri, şiir okuruymuş gibi Turgut Uyar'ın masasına göndermişti. Pek çok şairin kaderine o da ortak olacaktı. Ölümünden sonra büyük bir hayran kitlesine sahip olacaktı ve Büyük Saat aradan geçen otuz yılı aşkın zaman sonra en çok satılan şiir kitabı olacaktı.

 

 

 

yararlanılan kaynaklar:
Ben Koşarım Aşağılara Koşarım (Erhan Altan)
Hayri T. Uyar aile albümü

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *